İnşaat İşletmelerinde Çağdaş Yönetim ve Değişim Modeli

Teknolojinin hızlı gelişimi, seçenekli üretim yöntemleri ve ticari işletmelerin yönetiminde modern yaklaşımların artmasıyla, inşaat sektöründe de, proje hedeflerine ulaşılmak açısından en verimli ve optimum çözümler yaratma olanakları artmaktadır. Sektördeki firmaların içinde bulunduğu büyük rekabet ortamı ve projelerin teknoloji ile doğru orantılı olarak artan karmaşıklığı, ön tasarım, tasarım, ihale, inşaat ve inşaat sonrası aşamalarındaki sorunlara çözüm bulunmasını, etkin proje yapım stratejilerinin belirlenmesini güçleştirmektedir. Bu noktada, çağdaş üretim ve yönetim metotlarının işletmeler tarafından kullanılması, sektörde çözüm yollarının daha hızlı bulunmasını ve sorunların ortadan kaldırılmasını sağlamakta ayrıca, yönetimlerin karar verme süreçlerini çok kısaltmaktadır.

Teknolojiyi kullanan insanın kültürel yapısı, Türk işletmelerini Osmanlı İmparatorluğu döneminden beri süregelen aile tipi yönetim biçimine, bir başka deyişle patron kültürüne itmektedir. Osmanlı’daki geleneksel inanç; sanat ve marifetin hiç bir zaman akıl ve zekayı işleterek yani rasyonel yollarla değil, üstadın önünde hizmet kemeri kuşanarak ve uzun yıllar onun emrinde çalışarak elde edilebileceği biçiminde olmuştur. Bu nedenle esnaf ve sanatkarlık, babadan oğula ya da ustadan çırağa geçen bir geleneksel yetişme ve gelişme sürecinde oluşmuştur. Geleneksel usta-çırak ilişkisi ustaya tam bir teslimiyeti gerektirmektedir.

Bu anlayış, insanın düşünme, sorgulama, karar verme ve yaratıcılık yeteneklerinin yıllar boyu körelmesine neden olmuştur. Böyle bir anlayış içinde çalışan, yaşayan ve dış etkileşimlere açık olmayan halkın büyük kısmı haberleri olmadan çağdışı kalmışlar, dışarıdaki gelişmelerle başa çıkacak bilgi ve beceriyi kazanamamışlardır. Osmanlı İmparatorluğu’nun son zamanlarında çiftçilik ve el sanatları dışında Türklerin elinde fazla bir ekonomik güç ve yeteneğin kalmadığı görülmüştür. Diğer yandan teknoloji ve yabancı sektörlerdeki hızlı gelişim, kültürün de etkisiyle, Türk inşaat firmalarını eski tip ve yetersiz yönetim biçimleri ile baş başa bırakmıştır.

Yukarıda açıklananlar bugün Türk firmalarının tamamen başarısız veya yetersiz olduğu anlamına gelmemektedir. Kurulan aile firmaları arasında uluslararası projeleri başarıyla gerçekleştiren firmalar da bulunmaktadır. Ancak bu tip büyük projelerin başarıyla tamamlanması, firmaların Avrupa ve ABD kökenli kontrol teşkilat veya danışmanlarının teknolojik ve yönetsel denetiminden kaynaklanmış, ulusal düzeyde ise, sadece büyük ölçekli firmalarda çağdaş yönetim ve yönetsel kültür değişimlerine tanık olunmuştur. Ülke içinde faaliyet gösteren orta ölçekli firmaların çoğunluğunda aile tipi örgütlenme ve eski yönetim biçimleri egemendir. Bu doğrultuda, yukarıda belirtilen geleneksel yöntem ve kültür anlayışları nedeni ile, üretim süreçleri ve yönetiminde sorunlar yaşayan orta ölçekli bir inşaat firmasında, planlama departmanı kuruluş çalışmalarında başarı için kullanılan kültür değişimi ve uygulanan çalışma programında karşılaşılan sorun ve sonuçlar bu kitabın içeriğini oluşturmaktadır.

Kitabın birinci bölümünde Türk inşaat sektörü kısaca tanıtıldıktan sonra inşaat üretiminin oluştuğu yer olan yüklenici inşaat işletmelerinin inşaat yatırımları ve genel özellikleri ve sorunları açıklanmış, işletmelerde yönetsel kültür sorunlarının aslında sektörün sorunu olduğu belirtilmiştir. 

Dünyada insan ve toplum yaşamının sorunları yatay bir bütün oluştururken, bunlara değişik disiplinlerin sınırları içinde, dikey çözümler aramanın yetersizliği açıktır. Çok geniş ve karmaşık bir alan olan inşaat sektöründeki sorunların, insan bilimleri ve ekonomik esaslara dayalı incelemeleri yapılmadan çözüme ulaşmak olanaksızdır. Bu nedenle, ikinci bölümde Türk milletinin yönetsel kültürünün gelişimine ve geliştirilmiş yönetsel kültür modellerine yer verilmiştir.

Üçüncü bölümde, örgütsel kültür yapılarında kullanılacak yöntem ve yöntemin kullanılma biçimi ele alınmıştır. Üçüncü bölüm de dahil açıklanan (kültürel) yaklaşımlar ve proje yönetim anlayışının bilgileri ışığında, örgütsel yapıların kurumsal kimliğe ve etkin yönetim anlayışına kavuşması için öncelikle planlama kültürünün varlığı ve bununla birlikte de proje yönetim sistematiğinin örgüte kazandırılması tartışılmıştır. Bunun anlamı, günümüz inşaat sektöründe kurumsallaşmanın göstergesi olan planlama departmanını şirket yönetmelikleri ile yeni bir departman olarak açmak değil, aynı zamanda planlama bilincinin sisteme aşılanmasıdır. Dördüncü bölümde planlama departmanının kurulması ve çalışma esaslarının belirlenmesi ayrıntılı biçimde ele alınmıştır.

Beşinci bölümde, üçüncü ve dördüncü bölümlerde sergilenen sistemlerin örnek bir inşaat firmasında uygulanması açıklanmıştır.

Sonuç bölümünde, geliştirilen değişimin örnek firma üzerindeki etkileri ve değişim sonrası durum bir tabloda gösterilmiştir. Çalışmanın bütünündeki sistematik yaklaşımlar akış diyagramları ve tablolar biçiminde sunulmuştur.